Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kekemelik

Kekemelik

16 Ağustos 2009 01:48
Yorum Sayısı :0  Okunma : 971

Kekemelik

Kekemelik , genel olarak tanımlarsak konuşmanın akıcılığını bozan duraklama ya da takılmalardır. Çocuğun büyüme ve gelişmesiyle
birlikte ortaya çıkar. 2 - 5 yaşlar arasında beyin gelişimi hızlanmakta ve çocuk daha hızlı düşünmektedir. İletişim sırasında düşüncelerin aktarılmasına yarayan konuşmanın oluşturulduğu dil ve dudak gibi aktarma organları ise henüz bu hıza yetişememektedir. Böylesi durumlarda konuşmanın başlangıcında bazı sözcükleri bulmada zorluk, takılma, gereksiz duraklama ve nefes düzenleme ile ilgili güçlükler ortaya çıkmaktadır. Eğer sesin oluşumu ile ilgili beyin işlevlerinde (nörolojik vs ) ya da aktarma organlarında ( yapısal bozukluk ) belirgin bir sorun yoksa akıcı konuşma bozukluğu (kekemelik ) olarak değerlendirilmektedir.

Kekemelik İle İlgili Bazı Bilimsel Araştırma Sonuçları :


- Primer semptomlar : hece ve ses uzatma ve hece ve tekrarı şeklinde görülür.

- Seconder semptomlar: dudak ve çenede aşırı titremeler olur. Hızlı hızlı gözlerini kırparlar

- Gözlerde ve gövdenin üst kısmında ve kollarda sıçrayıcı hareketler olur
- Konuşma sırasında bir sonraki kelimeyi çıkartmak için çaba sarfederler.

- Kekeme konuşmamak için aşırı çaba sarfederler. (Performans anksiyetesi )

- Cerrahi yöntemler, operant şartalanma, psikoanalitik terapiler, antidepresan kullanımı , nöroleptik kullanımı,karbondioksit tedavisi geçmişte kullanılan tedavi seçenekleri arsında yer almıştır.

- Antidepresan kullanımı kekemeliğin şiddetini artırabilir.( fluoksetin, klomipramin, holoperidol, venlafalksin hariç )

- Holoperidol kullanımı; plosebodan üstündür. Seconder belirtiler üzerinde etkilidir. Çoğu hasta yan etkiler nedeniyle uzun süre kullanmak istemez. Baş dönmesi, disfori, extrapramidal semptomlar yan etkiler arasında yer alır.

- Psikanalitik görüş; bilinçdışı çatışmaların bir sonucu olarak ortaya çıktığı ve bu kişilerde özellikle ‘’anal sadistik’’ arzuların yoğun şekilde görüldüğü şeklindedir.

- Son araştırmalar; merkezi sinir sisteminin gelişimsel bozukluklarının ,özellikle de işitme merkezlerindeki küçük anormalilerin böyle bir sonuca yol açtığını düşündüren önemli sayıda çalışma vardır. Beynin fonksiyonel asimetrisinde uyarılmış potansiyeller ve diğer elektrofizyolojik yöntemlerle tespit edilmiş farklılıklar bulunduğu anlaşılmıştır.

- Terapötik öneri; solunum, artikülasyon ve sesler arasında eşgüdüm ve koordinasyon sağlanmalı.

- Gelişimsel kekemelik, çocuklukta ve adolesan evrede başlar. Erkeklerde 1/ 4 oranında fazla görülür.

- Tüm toplumlarda ,ırk ve dillerde görülür.erişkinlerde görülme sıklığı % 1 dir.

- Gelişimsel olmayan , yani nörolojik kökenli kekemelik seyrek olarak görülür.Nörolojik kökenli kekemelik aniden ve yetişkinlik evresinde görülür. çoğunlukla tümör, strok, veya travma ile birlikte görülür. Bazen merkezi sinir sistemini etkileyen ilaçlarla veya nöroleptik ilaçların yan etkisi olarak çıkabilir.

- Gelişimsel kekemelik ile nörolojik kekemelik klinik olarak farklıdır. Gelişimsel kekemelikte şarkı söyleme,şiir okuma durumunda herhangi bir sorun olmaz. Düz bir yazıyı 10- 20 kez okuduktan sonra gittikçe normale yaklaşılır. Buna adaptasyon etkisi denir. nörolojik kökenli kekemelikte bu görülmez.

b> Üç tür kekemelik vardır.

1. Klonik Kekemelik : spazmodik ( kasılma ) harf yada kelime hece yinelenir.

2. Tonik kekemelik : sesin kesilmesidir.

3. Diğer ( paliaitik ) : söylenecek kelime ile ilgili olmayan harf tekrarıdır.


Olguların % 98 i 10 yaşından önce başlar. Çocuklarda % 1 , ergenlerde % 0.8 oranında görülür. Akrabalar arasında görülme sıklığı % 12 ile % 16 arasında değişir. Bilimsel veriler ailesel geçiş konusunda net bir bilgi verememektedir. ( Yrd. doç.dr. fatih ünal . psikiyatri temel kitabı )

Yapılması / Yapılmaması Gerekenler :

Ailelere düşen en önemli görev; çocuğun ruhsal ve duygusal gelişimi için sağlıklı ortamlar yaratmalı, daha güvenli ve sevecen bir aile ortamı içerisinde onun gelişimini destekleyerek sorunu aşmasında yardımcı olmaktır. Burada anne babanın konuşmadaki düzensizliğin gelişme ile ilgili olduğunu bilmesi ve zaman içinde geçeceğine inanması gerekmektedir. Böylece çocuğun takılmalarına dikkat etmeyecek, onun konuşmasını destekleyecek, sonuç olarak konuşma bozukluğunun yerleşmesini önleyebileceklerdir.

1. Çocuğunuzun kekeleyerek konuşmasına dikkat çekmeyin ve çocuğunuzu eleştirmeyin. Ona ’’Konuşmadan önce söyleyeceklerini düşün ondan sonra konuş ‘’, ‘’konuşmaya başlamadan önce derin bir nefes al, daha sonra konuş ’’ , ‘’ yavaş yavaş konuş, dinlene dinlene konuş’’ gibi uyarılar ,çocuğun bütün dikkatini konuşmasına yöneltir. Ve daha fazla gerginlik, heyecan ve kaygı yaratır. Böylece iyi niyetle yapılan nasihat ve uyarılar tersine etki göstererek konuşmanın daha da bozulmasına yol açabilir.

2. Beceriksiz sakar ve başarısız olduğu için veya sosyal ortamlarda çekingen olduğu için onu eleştirmeyin, kritik etmeyin. Elleri ayakları veya başka bir vücut organından kaynaklanan sakarlıklarını yüzüne vurmayın. Bu durum konuşmasını daha da beceriksizleştirebilecektir. Sosyal ortamlarda daha atılgan ve aktif olmasını , utangaçlığını üzerinden atması yönündeki beklentileriniz, hatırlatma ve telkinleriniz tam tersi etki yaratabilecektir.

3. Yetersiz, yanlış ya da bozulmuş konuşmasının üstesinden gelmesi için onu zorlamayın. Yavaş yavaş konuşması, hızlı hızlı okuması, hızlı hızlı konuşması… yönünde baskı veya yönlendirme de bulunmayın. Çocuğunuz daha güzel konuşmayı , çoğu zaman sizden daha çok ister. Ama elinde olmayan sebeplerle bunu başaramamaktadır.

4. Güzel akıcı ve normal konuşan yaşıtları ve kardeşleriyle asla kıyaslamayın. Onları örnek vererek onlar gibi konuşması için uyarmayın, zorlamayın. Problemini ikincil kazanç olarak kullanmasına yol açacak davranışlardan kaçının. İkincil kazanç; çocuk bu konuşma davranışını dikkat çekmek, ilgi toplamak ve isteklerini yaptırmak için kullanıyor olabilir.

5. Çocuğunuz konuşurken , konuşacaklarına dikkat kesilerek ağzına ve \ veya dudaklarına bakarak onun dikkatini konuşmasına çekmekten kaçının. Ancak size bir şey anlatırken dikkatinizi ona verin. Konuşma bozukluğu yaşayan çocukların çoğu, dinleyenin dikkat etmediğini düşündükleri zaman konuşmakta zorluk çekerler.

6. Kekeleyen bir çok insan daha güzel ve normal konuşan kardeş ve\veya arkadaşlarıyla rekebet etmeleri istendiğinde bocalarlar. Konuşmasında bozulma olan çocukların rekabet ettirilmesi gerginlik, kaygı ve başarısızlık duygusunu artıracaktır. Bu durum ise bozulmuş konuşmanın artmasını sağlayacaktır.

7. Konuşma bozukluğu yaşayan çocuğun söylemek istediği kelimeyi veya cümleyi anladığınızda , ona yardımcı olmak için ,siz söyleyerek onun konuşmasını bölmeyin. Bırakın konuşmasını kendisi tamamlasın.

8. Konuşmasını olduğu gibi kabul edin. Konuşma bozukluğu yaşayan çocuklar ,Yetişkinde oluşan gerginlik ve kaygının hemen farkına varacaktır. Özellikle anne de var olan kaygılı kişilik yapısı çocuğun da kaygılı bir kişiliğe bürünmesine yol açabilir. bu durum onun da kaygısını artıracaktır.

9. Komşularınızın, çevrenizdeki diğer kişilerin, çocuğunuzun arkadaşlarının ,çocuğun konuşması nedeniyle onu kritik etmesine asla izin vermeyin.

10. Ondan yapamayacağı şeyler istemeyin, istekleriniz çocuğunuzun gücü ,yeterlilikleri, beceri ve yetenekleri doğrultusunda olmalıdır. Çocuğunuzdan beklentilerinizi gözden geçirin. Onun başarabileceğinden daha yüksek beklentilerinizin olması çocuğunuzu kaygılandırabilecektir. Bu durum ise daha fazla heyecan kaygı ve kekelemenin artmasına yol açabilecektir

11. Sorularını asla cevapsız bırakmayın . savsaklar tarzda geçiştirici yanıtlar vermeyin.

12. Konuşması için çocuğunuza güven verin. Rahatça konuşması için güven duygusunu hissetmesini sağlayın. Ona güvendiğinizi her fırsatta hissettirin. Gerektikçe ona güvendiğinizi belirtin.

13. Eleştirmekten ve başarılarını görmezlikten gelmekten kaçının. En küçük başarısını görerek takdir edin. Başarı duygusunu tatmasını ve kendine olan güveninin artmasını sağlayın. Böylece özbenliğini de güçlendirin.

14. Çeşitli alanlardaki yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olun. Okuldaki sosyal faaliyetlere katılmasını sağlayın. Arkadaş çevresinin geniş olmasını destekleyin.

15. Anne baba ve öretmen olarak aşırı baskıcı ve koruyucu tutumdan uzak durulmalıdır.

16. Kendine güven kaybını önlemek için küçük sorumluluklar vererek başardığı olumlu şeyler övülmeli, yaptıkları onaylanmalıdır.

17. Konuşma bozukluğu olan çocuğun ebeveyni olarak, ona huzurlu, kuralcı olmayan ve eleştiriden uzak bir ortam sağlayın.

kaynak hipnozterapisi.com






YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...



YASAL UYARI

Sitemizde yapılan paylaşımlar SADECE BİLGİ amaçlıdır. Teknik ve yöntemlere ait bu bilgiler,Tıp biliminin Uzmanlık alanlarının ve bu alanda Uzman Doktorların yerini almaz. Bu bilgiler hiç kimseye tedavi yapma yetkisi vermez. Çözüm Eğitim Danışmanlık Merkezinde ve Psikoterapi ve Danışmanlık Derneğinde herhangi bir hastalık için klasik tıbbi ve psikolojik tedaviler yapılmadığı gibi bu tedavilere alternatif bir tedavi yöntemi de UYGULANMAMAKTADIR.