Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mutlu Çocuklar Yetiştirmek İçin Söylemeniz Gerekenler

Mutlu Çocuklar Yetiştirmek İçin Söylemeniz Gerekenler

28 Haziran 2015 01:23
Yorum Sayısı :0  Okunma : 1509

Mutlu Çocuklar Yetiştirmek İçin Söylemeniz Gerekenler Mutlu Çocuklar Yetiştirmek İçin Söylemeniz Gerekenler Mutlu çocuklar yetiştirmek için mutlaka söylememiz gereken cümleler, çocuklarımıza vermemiz gereken mesajlar var. Nedir bu mesajlar? Zor zamanlarda, mutlu anlarda, ikna çabalarında vb. Neleri mutlaka cebimizde bulundurmalıyız acaba? Büyürken ebeveynlerimizden duyduğumuz cümleler eşliğinde, onların etkisi altında, yani birebir onlara uyarak, ya da tam zıttı davranarak büyürüz. Aklımıza kazınan öğütler, yorumlar, deyimler ve atasözleri yaşamımızın hemen tüm alanlarında varlıklarını yeniden hissettiren birer iç ses olarak sık sık gün yüzüne çıkarlar. Çocuğunuzun mutluluğuna katkıda bulunmak adına, ona sık sık söylemek isteyeceğiniz cümlelere ve nedenlerine gelin birlikte bakalım. 1. “Bunu biraz düşünmeyim.” Hemen tepki vermenin sıkıntısını hemen hemen her ebeveyn çeker. Çocuklarımızdan bir talep ya da öneri geldiğinde, hemen en mantıklı cevabı verme gerekliliği hissederiz. Ancak ilk akla gelenin söylenmesi hem sizde hem de çocuğunuzda pişmanlık ve kızgınlık yaratabilir. “Bunu biraz düşüneyim,” demeniz ise, hem size otorite verir, hem zaman kazandırır, hem de çocuğunuza, insanların bir karar vermeden önce, kar-zarar analizi yapması gerekliliği düşüncesini çocuğunuza yerleştiriyor olur. Bunu ebeveynlerinden sık duyan çocuklar, daha rahat hisseder, herhangi bir karar vermeden, plan yapmadan önce, zaman ayırma konforunu deneyimleyebilirler. Böylelikle çocuğunuz da herhangi bir karar vermeden önce, çevresindeki insanlara “ben bunu bir düşüneyim” diyebilme özgürlüğü, alışkanlığı kazanmış olurlar. 2. “Bu sana nasıl hissettiriyor? Çocuklarımız bir başarı sergilediğinde, onları övmemiz, olumlu davranışa vurgu yapmamız gerekliliğini biliyoruz. “Aferin sana!” “Tüm ödevlerini bitirmişsin, bravo!” “Ne kadar güzel yapmışsın, çok beğendim,” demenin hemen ardından eklememiz gereken bir de soru var: “Sen nasıl hissediyorsun?” Çocuklarımız bir şey başardığında, onları övmenin ardından ekleyeceğimiz bu basit soru, başardığı şeyin, onun için ne anlama geldiğini anlamasını ve çabalarını sadece sizin mutluluğunuz için değil, onda oluşan tatmin nedeniyle tekrarlamayı istemesini sağlayacaktır. 3. “Hadi, bir de iyi yanından bakalım…” Yağmurlu bir gün. Bilgisayarda oynadığı oyunda bir türlü aynı seviyeyi atlayamıyor. Arkadaşlarıyla buluşacaktı ancak buluşma iptal oldu. Bunların tamamı çocuğunuz için son derece sıkıntılı durumlar. Çocuğunuzun hayalkırıklığı ile başa çıkmasında katkı sahibi olabilmek istiyorsanız, son yapmanız gereken şey, kafasını dağıtacak bir şeyler yapmasına yardımcı olmak. Bunun yerine başa çıkma mekanizmalarını güçlendirmeye odaklanmalısınız. Bırakın kızgınlığını, kırgınlığını ifade etsin. “Bir daha asla bunlarla buluşma planı yapmayacağım…” Bırakın söylesin, ardından yanına oturun ve önerinizi savurun: “haydi gel, bir de iyi yanından bakalım…” Durum gerçekten can sıkıcı, bu nedenle “saçmalama” vb. geri püskürtmelere hazırlıklı olun. Ancak önermenize sadık kalmalısınız, “bu durumun iyi tarafı ne olabilir?” Böylelikle yaşam boyu, elinde var olanı nasıl daha iyi değerlendirebileceğine, hayal kırıklığı ile nasıl başa çıkabileceğine ilişkin önemli bir iz bırakmış olacaksınız. 4. “Bedenine kulak ver.” Çocuğunuzun fiziksel sağlığına, kendinizinkinden, onun kendi sağlığına gösterdiğinden çok daha fazla özen gösteriyorsunuz. Ne kadar uyudu? Ne kadar yedi? Tuvalete çıktı mı? Yaşı önemli değil, çocuğunuzun bedeninde neler olup bittiğini siz ondan çok daha iyi biliyorsunuz. Sağlıklı ve mutlu bir yaşam için, bedensel farkındalığının, yani ne olduğunda nasıl hissediyor, ne yaparsa hasta oluyor, ne yaparsa iyi ve zinde hissediyor bunu biliyor olmasını canı gönülden diliyorsunuz. Ancak siz onun fiziksel ihtiyaçlarını ondan önce düşündükçe, kendisinin bunu yapması, yani bedensel farkındalık geliştirmesi hiç gerekmeyecek. “Karnım ağrıyor” dediğinde siz hemen nedenini anlıyor ve “e tabi ağrır, yemek yemedin/şunu çok yedin/tuvalete çıkmadın/soğuk yerlere bastın…” vb. açıklaması mutlak olarak sizde var. Çocuğunuzun bu farkındalığı geliştirmesi için, benzer durumlarda, “neden olmuş olabilir acaba? … dan olabilir mi?” şeklinde sorular sorarak, bedenine kulak vermesini sağlayın. Ancak bunu yaparak, çocuğunuzun heyecan karın ağrısı ile açlık mide guruldamasını ayırt etmesini sağlayabilirsiniz. 5. “Nefes al.” Hepimizin zaman zaman yavaşlamaya ve nefes almaya ihtiyacımız var. Otobüslere yetişmek, antrenmanlara gitmek, randevuları almak, yapılması gereken işleri tamamlamak… Hayatımız bir yerlere koşturarak, yüksek stres altında geçmekte. Bu aktiviteler arasında durup nefes almak, hem fiziksel hem de psikolojik sağlığımızı kollamada olmazsa olmaz. Arada bir durup nefes alması gerekliliğini çocuğunuza dillendirdiğinizden emin olun. Sadece söylemek de yeterli değil, nefesi sizin de almanız gerekmekte. Oksijen maskelerini önce kendimiz takmalı, ardından da çocuklarımıza takmalıyız. Ancak bunu yaparak onlara nefes almanın önemini gösterebiliriz. Daha küçük yaşlardan itibaren, güç içinde, bir yerden diğerine koştururken, ya da günün sonunda, dizlerinizin üstüne çökün, çocuğunuzun göz hizasına eğilin, ellerini tutup gözlerine bakarak, birlikte birkaç derin nefes alın. Hem bağ kurmanızı hem de rahatlamanızı sağlayacak bu basit ve birkaç dakikalık alışkanlıkla çocuğunuza yaşam boyu tekrarlayacağı bir alışkanlık kazandırmış olacaksınız. "Bu harika bir fikir!"6. “Bu harika bir fikir.” Basit bir eğlence önerisinden, karmaşık bir problemden sıyrılmanızı sağlayacak çözüm önermesine kadar, ondan gelen ve –az ya da çok- etkili olabileceğini düşündüğünüz her fikri için bol kepçeden söyleyebilirsiniz: “Bu harika bir fikir!” Çocuğunuz iki yaşında o gün dışarı çıkarken ne giymek istediğini söylediğinde de, artık çocukluk mertebesine erişmiş bir yaşta öğleden sonrası nasıl geçirmek istediğini söylediğinde de… Etki edebileceğini, düşündüklerinin önemli olabileceğini, kendine güvenmesi gerektiğini öğretmek için hemen her fırsatı değerlendirdiğinizden emin olun. Hatırlatma: Yaşam boyu “Evet,” “Hayır” cevaplarını duyuyor olacak çocuğunuzu, bunlara da hazırlıklı hale getirdiğinizden emin olmalısınız. Yeter ki başlangıçta iyi düşünmüş ve yanıtını daha sonrasında değiştirmemiş olun. Hayır demenin 10 kolay yolu •“Hayır” •“Kesinlikle olmaz…” •“Daha fazla tartışmamız bir şeyi değiştirmeyecek…” •“Konu bu değil.” •“Hayır, ve bu son sözüm.” •“Bunu kabul edemem.” •“Bu konuyu ayrıntılı olarak düşündüm ve kesinlikle hayır.” •“Hayır dedim.” •“Bu konuda fikrimi değiştirmeyeceğim.” Evet demenin 10 destekleyici yolu •“Evet” •“Tabi ki!” •“Kesinlikle!” •“Ne kadar güzel olur!” •“Tabi ki! Yapabiliriz/Gidebiliriz/…” •“Memnuniyetle.” •“Çok eğlenceli görünüyor.” •“Mutluluk duyarım.” •“Neden olmasın” •“Benim için zevktir.” Bu yazı Filiz Kaya tarafından hazırlanmıştır ve tüm hakları saklıdır. Her türlü soru görüş ve önerileriniz için: fkaya@psikolojistanbul.com






YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...



YASAL UYARI

Sitemizde yapılan paylaşımlar SADECE BİLGİ amaçlıdır. Teknik ve yöntemlere ait bu bilgiler,Tıp biliminin Uzmanlık alanlarının ve bu alanda Uzman Doktorların yerini almaz. Bu bilgiler hiç kimseye tedavi yapma yetkisi vermez. Çözüm Eğitim Danışmanlık Merkezinde ve Psikoterapi ve Danışmanlık Derneğinde herhangi bir hastalık için klasik tıbbi ve psikolojik tedaviler yapılmadığı gibi bu tedavilere alternatif bir tedavi yöntemi de UYGULANMAMAKTADIR.