Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Nasıl Daha Yaratıcı Olunur? Ya da Yaratıcılığı Zenginleştirmek

Nasıl Daha Yaratıcı Olunur? Ya da Yaratıcılığı Zenginleştirmek

28 Kasım 2012 08:09
Yorum Sayısı :0  Okunma : 4885

 

Nasıl Daha Yaratıcı Olunur? Ya da Yaratıcılığı Zenginleştirmek

 

Yaratıcılığı engelleyen bariyerleri nasıl aşacağınızı öğrenin. Nasıl daha yaratıcı olabileceğinizle ilgili anahtar kuralları ve Walt Disney’in yaratıcı yeteneklerine dayanan hayranlık verici Disney Yaratıcılık Stratejisi’ni öğrenin. Nasıl daha yaratıcı olunabileceğini düşünmeden önce birçok insanda yaratıcılıklarını zenginleştirmek istedikleri zaman var olan bazı bariyerleri göstererek başlamama izin verin, bunlardan herhangi birinin kendinize uygulanıp uygulanmadığını da düşünün.

1. Zaman Yetersizliği:

2. Yargılanma Korkusu:

Şirket çalışmaları yaparken beyin fırtınası seanslarımız olurdu ve bireyler sık sık fikirlerini dile getirmekten korkarlardı. Yaratıcılık alışılmadık fikirlerle sonuçlanır ve belki de birçok yönden farklı olmakla. Acayip, garip veya meydan okuyucu olabilir. Acayip, aptal veya sadece farklı algılanıldığını düşünmek yaratıcılığı öldürür. Eğer insanların hakkımda tüm bunları düşünmesinden korksaydım sabahları yataktan kalkmaya zahmet etmezdim; ben insanların bu düşündüklerimin hepsi olduğuma inanmasını seviyorum.
Bu sizin düşündüğünüz kadar önemli değil. Fikirleri ve düşünceleri bağlamak sadece birkaç saniye alır. Bu her yerde ve her an olabilir. Bence yaratıcılık daha çok zamanınızın kalitesine ve kendinize alıcı olmakla ilgili birşey. Fakat bu biraz zaman alıyor.

3.

başkalarına güvenli ve tanıdık olan bağların ötesine gidiyorsunuz. Kendinizden emin olmadığınız zamanlar herhangi bir yönden farklı olmak riskli veya güçsüz hissettirebilir. Buradaki tehlike sadece diğerlerinin arasına karışmak için yeni fikrinizden vazgeçmenizdir. O zincirleri kırın!

4.

oluşturuyorsanız onunla ilgili hiçbir içsel “doğru” veya “yanlış” olmamalıdır. Başarısızlığın gerçekten sadece iki anlamı vardır: birincisi, istediğiniz gibi işler yolunda gitmemiştir. İkincisi, bir başkası onu beğenmemiştir. Yani ??? Yaratıcılık yalnızca dahiler için ayrılmamıştır. Einstein çok zeki biriydi, fakat yaratıcılık için gördüğümüz en iyi örnek değildi.

Başarısızlık Korkusu: Bu bizi engeller. Beyninizde yeni bir bağlantı
Özgüven Eksikliği: Yaratıcı bir şey yaptığınızda geçmişte size ve belki de

Yaratıcı olmak için uzmanlığa ihtiyacınız yok. Yaratıcılığınızın meyveleri kendilerini çok çok farklı şekillerde ortaya koyabilirler, aslında böyle olmasını bekliyorum. Eğer herhangi bir an yaratıcılığınızdan şüphe ederseniz her gece kendinize yazıp, oynayıp, izlediğiniz, tüm duyularınızı içeren ve uyandıktan sonra bile etkisi uzun süren tamamen yeni bir rüya yarattığınızı tekrar edin. Bu yaratılış o kadar çabasız olur ki bazıları onu yaratılış olarak bile görmez. Peki, daha yaratıcı olmak isteyen biri ne yapmalıdır? Size bazı fikirler vermeme izin verin:

Doğru zihin durumunu bulun. Hangi durumları yaratıcılıkla ilişkilendirdiğinizi keşfedin. Yaratıcılığınızı tetikleyen ve onu muhafaza etmenizi sağlayanın ne olduğunu uygun bir şekilde keşfedin. Günün en iyi saati hangisidir? En iyi ortam? Yalnız mı olmalısınız yoksa başkalarıyla mı? Yoksa başkalarının arasında mı yalnız olmalısınız? Sese mi, sessizliğe mi veya arka plan seslerine mi ihtiyacınız var? Yaratıcılık durumunuzun bir profilini çıkarın, sonra diğer olaylar arasında kendi kendine gelişip ilahi bir durum oluşturmasını beklemektense onun için zaman ve yer ayırın.

Rüya Görmeyi Geliştirin: Gündüz düşlerini ve rüyaları defetmektense dikkatinizi hayat deneyimlerinize ve var olan yaratıcılığınıza verin. Belki de keşfetmeye başladığınız bir şeyi umursamamanıza izin vermeyin.

Kendinize “Ya bu?” ve “daha başka?” ve “başka türlü nasıl?” gibi sorular sorun. Her zaman ilk düşündüğünüzün ötesine gidin, daha ve daha fazla farklı fikir bulun.

Bir problemle karşılaştığınızda çözümü sizde yokmuş gibi yapın. Bu birçok şekilde işe yarayabilir. Eğer bugün bilgisayarınız bozulsa başka nasıl çalışabilirsiniz? Eğer yüz yüze tartışmak yerine hissettiklerinizi bir kâğıda yazsanız ne olurdu? Bazı çözümler alıştıklarınızdan daha iyi olmayabilir; diğerleri sizi yepyeni fırsatlara açabilir. Farklı bir şeyler yapın.

Aynı malzemelerle kaç farklı sonuç elde edebileceğinize bakın. Eminim birçoğunuz içindeki her tarifin sadece üç malzemeden yapıldığı Rozanne Gold tarafından yazılmış “Tarifler 1-2-3” yemek kitabını bilmiyorsunuzdur. (Türkçeye çevrilip çevrilmediğini bilmiyorum) Bazı tarifler aynı üç malzemeyi kullanır fakat farklı işlemler veya ölçüler farklı sonuçlar yaratır. Sıradan bir nesneyi alıp başka kaç tane kullanılabileceği alan olduğunu hayal ederek güzel vakit geçirebilirsiniz, bu nesneleri diğerleriyle nasıl karıştıracağınızı bile düşünebilirsiniz.

Tanıdık olanı farklı şekilde yapmanın yollarını düşünün. İşleri yapma düzeninizi değiştirin, farklı şeyler kullanın, daha az kullandığınız elinizi kullanın, rutini bozar bozmaz otomatik pilota bağlı olduğumuz bir durumdan çıkıp canlı ve hazır olduğumzu bir duruma gireriz. Tanıdık olmayan beyin bağlantılarını çalıştırıp yeni bağlantılar oluşmasını sağlıyorsunuz. Muhteşem bir duygu.

Farkı yaratan farkı arayın. Size farklı gelen bir şeyle karşılaştığınızda kendinize onunla ilgili neyin farklı, yeni veya alışılmamış olduğunu sorun. Asıl farklılık nerede yatıyor?

NLP çevrelerinde konuşulan ve benim de sürekli kullandığım bir stratejiden bahsetmek istiyorum, bu Disney Yaratıcılık Stratejisi’dir. Disney Yaratıcılık Stratejisi rüyalarınızı geliştirmek ve gerçek olmaları için onlara verilebilecek en iyi şanstır. Adını, bir fikir geliştirirken genellikle üç farklı role bürünen Walt Disney’den almıştır; hayalci, gerçekçi ve eleştiren kişi. Bir NLP öncüsü olan Robert Dilts bu stratejiyi modelledi ve geliştirip bir NLP aracı haline getirdi.

Bu strateji, yaratıcı fikirleri gerçeğe dönüştürme işleminde yer alan üç yaşamsal rolü birbirinden ayırır; böylece her biri en üst seviyede netlik ve etki için ayrı ayrı incelenebilir.

Birçok şirketin bu üç alanda uzmanları vardır ve ben de şirketlere danışmanlık yaparken kişilerden bu üç farklı rolü üstlenmesini isterim. Koçlukta veya şirket danışmanlığında sık sık yaptığım gibi bu üç rolü kendi istek, ihtiyaç ve hedefleriniz için oynayabilirsiniz. Fakat bunu yapmanın yolu, planları ve görevleri değerlendirmeleri için üç rolü de farklı kişilere vermektir. Birinden hayalci rolünü üstlenmesini ve fikirle ilgili bütün ihtimalleri söylemesini isteyin. Birisine bu fikri gerçeğe uyarlamak için tam olarak ne gerektiğini sorun (gerçekçi) ve birisinden de onu dikkatle inceleyip güçlü ve zayıf yönlerini bulmasını isteyin (eleştirmen).

Eğer kendi başınıza bunu yapıyorsanız rolleri birbirinden tamamen ayrı tutup herşeyi bir kâğıda yazdığınızdan emin olun. Bunu birçok fikir ve hayatımda yapmak istediğim değişiklikler için yapıyorum.

Bunu üç evreye ayrılmış bir buluşmada bile yapabilirsiniz: önce herkese beyin fırtınası yaptırın ve yaratıcı olmalarını sağlayın. Sonra gerçekten pratikte nasıl olması gerektiğiyle ilgili düşünmelerini sağlayın. Ve son olarak ihtimalleri eleştirerek geliştirmelerini sağlayın. Yaratıcı olarak biraz eğlenmenizi ve daha da yaratıcı olarak farklı şeyler üretmenizi tavsiye ederim.

Bu harika hissettirir ve eğer başarıya olan çabanızın veya arzuladığınız sonuçların tıkandığını görürseniz ne yaptığınızı ve nasıl yaptığınızı daha yaratıcı düşünün.

 






YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...



YASAL UYARI

Sitemizde yapılan paylaşımlar SADECE BİLGİ amaçlıdır. Teknik ve yöntemlere ait bu bilgiler,Tıp biliminin Uzmanlık alanlarının ve bu alanda Uzman Doktorların yerini almaz. Bu bilgiler hiç kimseye tedavi yapma yetkisi vermez. Çözüm Eğitim Danışmanlık Merkezinde ve Psikoterapi ve Danışmanlık Derneğinde herhangi bir hastalık için klasik tıbbi ve psikolojik tedaviler yapılmadığı gibi bu tedavilere alternatif bir tedavi yöntemi de UYGULANMAMAKTADIR.